Sngfr 2224
Hierapolis Kastabala, Toros'ların Çukurova'da Amanos dağlarıyla birleşerek doğuya uzanan ilk yükseltilerinin üstünde bir kayayı taçlandıran kalenin eteğinde kuruludur. Bugün, tiyatro, sütunlu cadde, hamam ve bazilika gibi yapı kalıntıları ile Hierapolis Kastabala antik kenti, dağlardan çağlayıp yanı başında bir gelin gibi süzülüp kıvrılarak ovaya akan Ceyhan nehrinin eteğinde, yeşili üstüne yorgan diye çekmiş zamana meydan okumaktadır. Cennet doğada bereketli toprakların ortasında Hierapolis Kastabala antik kenti varlığı ile Çukurova tarihinin sessiz bir çığlığıdır.
Antik kentte henüz bilimsel bir kazı çalışması başlamamış olup kente ilişkin yayın çalışmaları, antik metinler, sikke ve yazıtları kaynak alarak yapılmaktadır. Taş eserlerde bulunan bu yazıtların çoğunluğu kentin yayılım alanında yerleşik köylerde ve tarlalarında bulunmaktadır.

Yazıtlar kent hakkında bilgimizi Pers dönemine kadar götürmektedir. Karatepe civarındaki köylerde bulunan Aramice yazıtlardan ana tanrıça Kubaba'ya tapınıldığı anlaşılmaktadır.
1 Bahadırlı köyünde bulunan Aramice yazıt Kasatabala antik kentinden ana tanrıça Pirvaşua'nın arazisi şeklinde bahsetmektedir.
2
M.Ö. 7. yüzyılda doğu Akdeniz kıyılarında Grek koloni kentleri kurulurken bereketli topraklarıyla Çukurova Asur ve Babil yönetimleri altında kalır. M.Ö. 5. yüzyıldan itibaren kutsal kent Kastabala, Syennesis'ler tarafından yönetilip Büyük İskender zamanına kadar da Perslerin bir satraplığı olarak yönetilir.
Kastabala, Büyük İskender'in Issos Savaşında karargah kurduğu yer -
oppidum Castabalum olarak geçer. Kent, Selevkos Krallığı döneminde Ovalık Kilikya'nın yönetimini ele geçiren Antiochus IV Epiphanes (M.Ö. 175-64) zamanında ovanın başlıca diğer kentleri gibi adına sikke basma yetkisini alır. Bu dönemde adı Hierapolis ad Pyramus - Ceyhan kenarındaki Hierapolis'tir.
3 Kentin bastığı bilinen ilk sikke bu döneme aittir. Kral Antiochus IV Epiphanes'in ölümünden sonra kent eski adını Hierpolis Kastabala'yı kullanmaya devam eder.
Selevkos Krallığının çözülmesinden sonra oluşan yönetim boşluğunda gelişen korsanlığa General Pompey M.Ö. 64'te son verip bölgeye huzur getirdiğinde Kastabala kentinin yönetimini Tarkondimotos'e bırakmıştır.
4 Kent, M.Ö. 1. yy ve M.S. 1. yy arasında Tarkondimotos Hanedanlığı tarafından yönetilmiştir.
5 M.Ö. 51'de Cicero'ya Kilikya valisi -
prokonsül görevinde Partların Fırat nehrini geçerek bölgeye yaklaştıklarını haber veren Kastabala'dan Tarkondimotos olmuştur. Cicero, onun için herhangi bir unvan atfetmeksizin "sadık ve Roma'ya dost" tanımını kullanmıştır.
6 Kentte bulunmuş Latince bir yazıtta
toparch - üst yönetici olarak anılmaktadır ve olasılıkla Antonius'tan aldığı bu unvanla Kral Tarkondimotos Philantonius yazan sikke bastırmıştır.
7 Tarkondimotos, Roma'nın iç çekişmelerinde Sezar'a karşı General Pompey'in tarafını tutmuş ve M.Ö. 31'de Aktium Savaşı'nda ise Oktavius'a karşı Antonius'un yanında savaşmış ve bu savaşta ölmüştür.
8